Hyaluronik Asit – Kırışıklık ve Sıkılık Kaybı

etat pur hyaluronik asit kırışıklık ve sıkılık kaybı

HYALURONİK ASİT NEDİR?

Hyaluronik asit vücudumuzda doğal olarak bulunur. Dermisin ana bileşenlerinden bir tanesidir. Vücudumuzdaki hyaluronik asidin %50’si ciltte bulunur (epidermiste bir miktar bulunsa da asıl olarak dermis tabakasındadır).

Hyaluronik asit cildin nemlendirilmesi ve sıkılığını koruması bakımından önemli rollere sahiptir. Gerçekten “moleküler bir sünger” olan bu bileşen kendi ağırlığının 1.000 katı kadar suyu tutabilir.

Derideki hiyalüronik asit sürekli olarak yenilenir (24 saatte bir). Zaman içerisinde bu molekülün sentezi yavaşlar ve daha az üretilmeye başlar. UV ışınları, kirlilik ve şehir kaynaklı stres unsurlarının neden olduğu serbest radikaller hyaluronik asit yıkımını hızlandırarak ince çizgilerin ve kırışıklıkların gözlemlenmesine, cildin sıkılığını kaybetmesine neden olur. 50 yaşına gelindiğinde epidermiste hyaluronik asit kalmadığı, dermisinse geçmişe kıyasla %50 oranında hyaluronik aside sahip olduğu tahmin edilmektedir.

 

ETAT PUR UZMANLARI BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYOR?

Hyaluronik asidin farklı molekül ağırlıkları mevcuttur.

Yüksek molekül ağırlığına sahip hyaluronik asit cilt yüzeyinde mükemmel nemlendirici özelliklere sahiptir. Cildi tıkamadan yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturur. Olağanüstü su tutma kapasitesi sayesinde en etkili nemlendirici ajanlardan bir tanesidir. Cildin nem seviyelerini korur ve suyun buharlaşmasını yavaşlatır.

Düşük molekül ağırlığına sahip hyaluronik asit, dermis tabakasında bulunan ve cilde sıkılığını veren bileşenlerin (kolajen, elastin, hyaluronik asit) sentezinden sorumlu hücreler olan fibroblastların tetiklenmesinde önemli bir role sahiptir. Bu şekilde dermiste doğal olarak bulunan hyaluronik asit sentezi desteklenir.

Hyaluronic Acid Pure Active için Etat Pur tarafından kırışıklık karşıtı ve sıkılaştırıcı bakımlarda yüksek derecede etkili olan bu hyaluronik asit türü tercih edilmiştir.

etat pur hyaluronik asit kırışıklık ve sıkılık kaybı

TARİHİ

1934 yılında keşfedilmesine rağmen hyaluronik asit, kırışıklıkların doldurulması için ilk kez 1996 yılında estetik tıpta kullanılmıştır.

On yıl içerisinde bu molekül, cilt yaşlanmasının belirtilerinin tedavisinde tam anlamıyla devrim yaratmıştır.

Ürünlerin geçirdiği evrim, sayılarındaki artış ve enjeksiyon teknikleri bakımından kaydedilen gelişim, günümüzde kırışıklıkların doldurulmasında, cildin hacim kazanıp canlandırılmasında kullanılan estetik yöntemlerinin bel kemiğini oluşturmaktadır.

 

KOZMETİK ALANINDA KULLANIMI

Kozmetik endüstrisindeki pek çok üründe yüksek molekül ağırlığına sahip hyaluronik asidin yüzey nemlendirici özelliklerinden faydalanılmaktadır.

Etat Pur, yenileyici ve uzun süreli yoğunlaştırıcı özellikleri bilimsel olarak kanıtlanmış düşük molekül ağırlığına sahip hyaluronik asit kullanmayı seçmiştir.